![]() |
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| Kültür Kitaplar, Resim, Tarih, Şenlikler vb. tüm kültür etkinlikleri hakkında herşey bu bölümde |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler |
|
|
#1 (permalink) | ||
|
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 8.186
Tecrübe Puanı: 10
![]() Thanks: 110
Thanked 297 Times in 202 Posts
|
Dinler Ve İnanışlar - Mevlana MEVLANA Mevlana 30 eylül 1207 yılında bugünkü Afganistan sınırlarındaki Horasan' ın Belh şehrinde doğdu. Babası sağlığında bilginlerin sultanı unvanını alan Bahaeddin Veled' dir. Annesi ise Mümine Hatun' dur. Bahaeddin Veled yaklaşan Moğol istilası yüzünden 1212 ya da 1213 yıllarında Belh şehrinden ayrılır. İlk önce Nişabur' a gelir. Burada tanınmış mutasavvıf Feriddün Attar ile karşılaşır. Attar küçük yaşına rağmen Mevlana' yı taktir eder. Hac görevini yerine getiren B. Veled, dönüşte Şam, Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde üzerinden Karaman' a gelir yerleşir. 1222 yılında Karaman' a yerleşirler ve burada 7 yıl kalırlar. Mevlana 1225 yılında Gevher Hatun ile evlenir. Bu evlilikten Sultan Veled ve Allaattin Çelebi isimli iki oğulları olur. Ancak Gevher Hatun ölür ve Mevlana, Kerra Hatun ile ikinci evliliğini yapar. Bu evlilikten Melike Hatun isimli bir kızları ve Muzaffereddin ile Emir Alim Çelebi isimli iki oğulları daha olur. Bu yıllarda Anadolu' nun büyük bir kısmı Selçuklu Devletinin egemenliği altında idi. Konya'da bu devletin baş şehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu devleti en parlak devrini yaşıyordu ve devletin hükümdarı Alaaddin Keykubat idi. Alaaddin Keykubat B. Veled' i Karaman'dan Konya'ya davet etti ve Konya'ya yerleşmesini istedi. B. Veled sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldiler. Sultan Alaaddin kendisini büyük bir törenle karşıladı ve Altunapa medreseni Veled'e tahsis etti. B. Veled 1231 yılında ölünce, öğrencileri bu kez Mevlana etrafında toplanmaya başladılar. Bu esnada Mevlana büyük bir ilim ve din bilgini olmuştu. Vaazlarını dinlemek için insanlar akın akın medreseye doluyordu. Mevlana 15 kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizi ile karşılaştı. Mevlana Şems' de "mutlak kemalin varlığını", cemalinde de "Tanrı nurlarını" görmüştü. Şems ile tanışmaları şöyle oldu. Mevlana havuz kenarında oturup kitaplarıyla ilgileniyordu. Şems geldi, bir el darbesiyle bütün kitapları havuza attı. Mevlana sinirlendi, 'kimsin be adam, bu kitapların değerini biliyor musun, yaptığını beğendin mi' diye çıkıştı . Şems 'sinirlenme' diyerek, elini havuza soktu ve bütün kitapları kupkuru bir halde çıkardı. İşte o meşhur ve gizemli dostlukları böyle başladı. Bundan böyle birbirlerinden başka hiç kimseyi gözleri görmez oldu. Medresedekiler bu beraberlikten rahatsız oldular ve gitmesi için Şems' i çokça uyardılar. En nihayetinde Şems Konyalılar tarafından kuyuya atılarak öldürüldü ve bu kuyunun bulunduğu yere yıllar sonra türbesi yapıldı. Bu türbe hala Konya' ya bulunmaktadır. Mevlana dostunu kaybettikten sonra çok üzüldü. Uzun yıllar inzivaya çekildi. Üzüntüsü bitmek tükenmek bilmedi. Çevresindekilerin bütün avutma çabaları boşa gitti. Sık sık öğrencileri ile açık havada çalışan Mevlana, bir gün yine öğrencilerini günün erken saatlerinde yanına alıp, Konya ovasının bir köşesine gitti. Oturup ilim irfan çalışmaya başladılar. Derken bölgede çokça bulunan kiliselerin birinden gelen, bir papaz ve öğrencileri de az ötede bir yere oturup ilim ve irfan yapmaya başlarlar. Hocaları anlatmaya devam ederken öğrenciler meraklı gözlerle birbirlerini izlemektedirler. Güneş her günkü yolunu hiç acele etmeden izlerken, dersini yıllardır aynı huzurla veren papaz oturduğu yerden yavaş yavaş yükselip, hiç edasını bozmadan dersini havada vermeye başlar. Papazın öğrencileri sevinçli gözlerle, Mevlana' nın öğrencilerine bakarlar ama bu tarafta değişen hiçbir şey yoktur. Mevlana' nın öğrencileri kendi hocalarından da benzeri bir ilham beklerlerken, bir yandan da umutları boşa çıkmaktadır. Güneş günlük gezintisinin sonuna doğru rengini kırmızıya çevirip, yine hiç acele etmeden oradakilere veda ederken, iki grup içinde artık gitme vaktinin geldiğini haber veriyordur. Mevlana yavaşça yerinden doğrulur ve öğrencileriyle yola koyulur. Papazın gittikçe yükselen sesi ise Hz İsa' ya seslenmektedir: 'Rab İsa artık indirsende gitsek, Rab İsa indir artık, Rab İsa...'. Mevlana ise hayal kırıklığı içindeki öğrencilerine bıyık altından gülerek o günkü son dersini vermektedir: 'Önemli olan uçmak değil, konmaktır evlatlarım'. Yanındaki sazenlerle musikiye dalıp, raks edilmesini çok seven Mevlana, acı bir haber alır. En sevdiği neyzenlerinden biri olan neyzen İsmail ölmüştür. Hemen telaşla onun evine koşar. Mevlana ayağını neyzen İsmail' in evinin eşiğinden atar atmaz, İsmail canlanır. Mevlana diğer sazenlerle birlikte üç gün üç gece orada kalarak neyzen İsmail' in de büyük şevkle katıldığı musiki deryasına dalarlar. Üçüncü günün sonunda Mevlana kalkar ve evin eşiğinden adımını atar atmaz neyzen İsmail ölür. Zamanının kültür anlamında en gelişkin merkezi olan Konya' da Mevlana bir çok ilim irfan sahibi kimselerle sohbetlerde bulunmuş ve onların bilgilerinden yararlanma fırsatını bulmuştur. Tüm bu çalışmaların sonunda 6 büyük ciltlit Mesnevi, Divan-ı Kebir, Mektubat, Fihi Mafih, Mecalis-i Seb'a isimli eserlerini oluşturmuştur. Yaşamını 'Hamdım, piştim, yandım' sözleri ile özetleyen Hz Mevlana, 17 aralık 1273 yılında hakka yürüdü. Ölüm gününü yeniden doğuş olarak değerlendiriyor ve ağlanmamasını, tef çalınıp oynanmasını istiyordu. Bu güzel insanın yaşamı hakkındaki yazımızı son olarak O'nun sözleriyle bitirelim: "Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız ! Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir." |
||
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | son Mesaj |
| Dinler Ve İnanışlar - Hinduizm | Aydanur | Kültür | 0 | 05-24-08 22:17 |
| Dinler Ve İnanışlar - Buda Öğretisi | Aydanur | Kültür | 0 | 05-24-08 22:03 |
| Dinler Ve İnanışlar - Yezidilik | Aydanur | Kültür | 0 | 05-24-08 21:52 |
| Dinler Ve İnanışlar - Zerdüştlük | Aydanur | Kültür | 0 | 05-24-08 21:47 |
| Dinler Ve İnanışlar - Şamanizm | Aydanur | Kültür | 0 | 05-24-08 21:43 |
mirc
mırc
çet
cet
sohbet
chat
canlı tv