![]() |
|
|||||||
| Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Bütün Forumları okunmuş kabul et |
| Kültür Kitaplar, Resim, Tarih, Şenlikler vb. tüm kültür etkinlikleri hakkında herşey bu bölümde |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler |
|
|
#1 (permalink) | ||
|
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 8.186
Tecrübe Puanı: 10
![]() Thanks: 110
Thanked 297 Times in 202 Posts
|
Türk Tiyatrosu Türk Tiyatrosu aslında, Türklerin Asya’da yaşadıkları dönemlerin bazı törenlerinde ilkel taklit gösterileriyle başlayan tiyatrodur. Türkler’in Anadolu’yy fethetmeleri, İstanbul’u almaları ve İstanbul’u başkent yapmaları ile tiyatro sanatının gelişmesi daha da hızlanmıştır. Türk Tiyatrosunun gelişmesiyle birlikte, tiyatromuz geleneksel tiyatro ve batı etkisi altında gelişen tiyatro olarak iki ana gruba ayrılmıştır. 1. Geleneksel Türk Tiyatrosu Meddah Ortaoyunu Karagöz 2. Modern Türk Tiyatrosu |
||
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 8.186
Tecrübe Puanı: 10
![]() Thanks: 110
Thanked 297 Times in 202 Posts
|
Geleneksel Türk Tiyatrosu Türklerin tiyatrosu yüzyıldan fazla bir süredir, kendi sorunlarını, kendi insanını, kendine özgü tarzıyla ve rengiyle seyircisine aktaracak bir biçem arayışı içindedir. Tanzimat dönemiyle birlikte batılılaşma yanlılarının katı bir biçimde reddettiği ,karşısına aldığı ve imparatorluğun içinde bulunduğu yozlaşmanın birer belirtisi olarak yorumladığı ‘kukla’, ‘ortaoyunu’, ‘karagöz’, ‘meddah’ , ‘çengi’ gibi geleneksel seyirlik oyunlarımız, bu güçlü reddetme karşısında, bir değişim süreci içerisinde son zamanlarını yaşadılar. Çoğunlukla İstanbul’da ortaya çıkan bu geleneksel sanatımızdaki bu susuş öyle hızla oluştu ki, zaten yazılı metine dayanmak alışkanlığı olmayan bu gösterilerden yola çıkarak yeni bir biçem bileşimine yönelmek isten genç kuşak sanatçıları için, değil otantik bir biçimde yaşatılan bir örneği izleyip incelemek; Eski ustalarla konuşup bilgi alışverişinde bulunma olanağı bile kalmamıştır. Kaybolan bu sanatlar üzerine toplanan belgeleri, malzemeleri, film, fotoğraf, video, ses kaydı gibi yöntemlerle saptanan bilgileri bir araya getiren bir ‘Geleneksel Seyirlik Sanatları Müzesi’ hala kurulmamıştır. Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun seyirlik oyunları: Meddah Meddah, taklitler yaparak hikayeler anlatan bir halk sanatçısıdır. Meddahlık, bir bakıma tek kişilik bir gösteri, bir oyun sayılabilir. Meddah’ın anlattıkları, gerçekçi halk hikayeleridir. Meddah, aslında tiyatronun çeşitli kişilerini kişiliğinde toplamış bir aktördür. Meddah hikayeleri konuşma diliyle oluşturulur. Anlatım düzyazı biçimindedir. Konu sıradan kişilerin başından geçen olaylardır. Meddah, hikayesini anlatmak için dinleyicilerden daha yüksekçe bir sekiye konmuş iskemleye oturur, eline bir baston alır, omzuna da büyükçe bir mendil koyar. Daha sonra da ses ve şive taklitlerine dayalı konuşmasına başlar. Ortaoyunu Ortaoyunu, sahne olarak kabul edilen ve etrafı seyircilerle kuşatılmış bir alanda oynanan bir oyundur. Bu oyun da birçok yönden Karagöz’e benzer. Ortaoyununun Özellikleri: * Halkın ortak malıdır. * Yazılı bir metne dayanmaz; oyuncular doğaçlama yoluyla konuşur. * Karşılıklı konuşmalara, şive taklitlerine dayalıdır. * Oyunda müziğe de yer verilir. * Dekor yok denecek kadar azdır. * Temel kişileri Pişekar ile Kavuklu’dur. (Pişe-kar, Hacivat’ın; Kavuklu Karagöz’ün yerini tutar.) * Oyunda değişik çevre ve ulustan insanlar yer alır. * Ortaoyunu da Karagöz oyunu gibi “başlangıç”, “muhavere”, “fasıl”,”bitiş” bölümlerinden oluşur. Karagöz Karagöz oyununun kökeni ve bu oyunda başrol oynayan Karagöz ile Hacivat’ın kimlikleri konusunda değişik görüşler vardır. Söylentilere göre Karagöz, Trakyalı bir demirci ustasıdır ve bir cami yapımında Bursa’da, caminin ustabaşısı Hacı İvaz (Hacivat) ile tanışır ve kısa bir süre sonra aralarında eğlenceli bir söyleşi başlar. Bu söy-leyişiye öteki kişiler de katılır. Durumu öğrenen Orhan Gazi, Karagöz’ü idam ettirir; Hacivat ise hacca giderken eşkıyalar tarafından öldürülür. Daha sonra Orhan Gazi’nin emriyle Şeyh Küşteri, Hacivat ile Karagöz arasındaki gülünç söyleşi ve olayları perdeye aktarır. Bu oyun 17. yüzyıldan bu yana Türkiye’de çok yaygınlaşmıştır. Karagöz Oyununun Özellikleri: * İslam uygarlığı etkisindeki Osmanlı toplumunun dilini, inançlarını, gelenek - görenek ve zanaatlarını, siyasal ve sosyal olaylara bakışını yansıtan zengin bir kaynaktır. * Karagöz, halkın ortak malıdır. Konuları kimin düzenlediği belli değildir. * Belli sayıdaki ortak konuların sözlerini, her sanatçı, oyun anında kendine göre ayarlar. Yani oyunun önceden hazırlanmış bir metni yoktur, oyun doğaçlamaya dayalıdır. * Oyunda Karagöz, cahil halk tipini, Hacivat ise aydın kişileri temsil eder. * Oyunda her meslek, yöre ve sınıftan insan rol alır; herkes kendi şivesiyle konuşur. Bu kişilerden bazıları şunlardır: Çelebi (genç bir mirasyedi), Beberuhi (cüce ve aptal), Tuzsuz Deli Bekir (sarhoş), Efe (zorba), Zenne (kadın), Kayserili (pastırmacı), Arnavut (bahçıvan), Acem (zengin), Yahudi (bezirgan)., vb. * Karagöz oyunu; başlangıç (Hacivat’ın sahneye gelişi), muhavere (Karagöz’le Haciva-tın karşılıklı konuşması), fasıl (asıl konu) ve bitiş (perdeden çekilme) gibi dört bölümden oluşur. |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 8.186
Tecrübe Puanı: 10
![]() Thanks: 110
Thanked 297 Times in 202 Posts
|
Modern Türk Tiyatrosu Edebiyatımızda Batılı tiyatro Tanzimat dönemiyle başlar. İlk tiyatro eseri kabul edilen “Şair Evlenmesi”1859′da Şinasi tarafından yazılmıştır. Şair Evlenmesi bir perdelik komedidir. Tanzimat döneminde Teodor Kasap, Âli Bey, Ahmet Vefik Paşa gibi sanatçılar Moli-ere’den çeviri ve uyarlamalar yapmışlardır. Aynı donemde Namık Kemal, Abdülhak Hamit gibi sanatçılar ise dram türünde pek başarılı sayılmayacak- eserler vermişlerdir. Meşrutiyet döneminde de Türk tiyatrosu Batı’nın sönük bir taklidi olarak kalmış, asıl kişiliğini 1925′lerden sonra bulmuştur. Cumhuriyet’in ilk döneminde tiyatro alanında eser veren başlıca sanatçılar şunlardır: Yakup Kadri, Aka Gündüz, Reşat Nuri, Musahipzâde Celal, Necip Fazıl Faruk Nafiz, Türk tiyatrosunda son dönemin en önemli yazarlarından bazıları ise şöyle belirtilebilir: Tarık Buğra, Necati Cumalı, Haldun Taner, Refik Erduran, Turan Oflazoğlu, Cevat Fehmi Başkut. |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | son Mesaj |
| Türk Destanları | Aydanur | Tarih | 0 | 03-15-08 16:33 |
| Türk Bayrakları | Aydanur | Tarih | 4 | 03-09-08 19:59 |
| Türk değiller ama bizim kadar Türk | Cansu | Gündem | 0 | 02-06-08 10:23 |
| Belçikalılar Türk mü? | Cansu | Gündem | 0 | 01-07-08 13:00 |
mirc
mırc
çet
cet
sohbet
chat
canlı tv